DENİZ GURBETÇİLERİ için Şadan Gökovlı şöyle diyor: BALIKÇI'nın bütün kitapları şiirli ve müzikli girişleriyle dikkati çeker. Çokluk da ünlem ve hareket vardır onun ilk sözcüklerinde. "Deniz Gurbetçileri" de Oppianus'un, Güney Ege dalgıç ve denizcileri için söylediği ünlü sözden sonra "Haydi Sefere!..." diye başlar. BALIKÇI'nın, toplumsal sorunlara en fazla eğildiği kitabıdır "Deniz Gurbetçileri". Yazar bu romanında, deniz emekçilerinin çile, sorun ve aşklarını, kısacası onların dünyalarını anlatır. Ama bu anlatım, kaynağından, birinci elden anlatımdır... Kitabı Satın Almak İçin Tıklayın
DENİZİN ÇAĞIRIŞI ...Beş saat rötarla, İzmir' e gece yarısından sonra varmak, demiryolları idaresi için ahvali adiyeden olabilir, ama benim gibi beş yıl, sapa bir yerde kurulmuş küçük bir kasabada, kabuğuna çekilerek, vesvese ve korkularıyla başbaşa yaşamış, bilmediği bir semanın ve tanımadığı bir denizin maviliğinden şifa aramaya çıkmış, karanlıktan korkan bir insan için, ne büyük felaket... Gece yarısını geçmiş olmasına rağmen, hiç olmazsa, arkadaşım pekala beni bekleyebilirdi. Kalben ona da dargındım ve eğer bu büyük şehirde bir başka tanıdığım olsaydı, onun yüzünü bir daha görmek istemezdim.
DÜŞÜN YAZILARI Azra Erhat'ın baskıya hazırladığı DÜŞÜN YAZILARI, uygarlık tarihinin anıt ülkelerinden Anadolu'yu en ilginç boyutlarıyla sergileyen incelemleri, yorumları ve özgün sentezleri içermektedir. Hemen her satırı Balıkçı'nın çoşkulu üslubuyla yoğrlmuş olan DÜŞÜN YAZILARI, ne yönden bakılırsa bakılsın vazgeçilmez bir başucu kitabıdır.
EGE'DEN DENİZE BIRAKILMIŞ BİR ÇİÇEK adlı öykü kitabı, daha önce EGE KIYILARINDA, EGE'NİN DİBİ, GÜLEN ADA, MERHABA AKDENİZ, YAŞASIN DENİZ adlarıyla tanıdığımız kitaplarıyla, önceki kitaplarına girmemiş öykülerini bir araya getirmektedir. Buradaki öyküler, BALIKÇI'nın söylediği gibi, "...o cennet ellerin, dağ otlarının, kıyılarının, vahşi kayalarının, yıkıntılarının ve açık denizlerin ürünüdür."
EN GÜZEL TÜRK HİKAYELERİ-1 Kimi düşünürler, toplumların belleğinin olmadığını, bu nedenle zaman zaman aynı yanlışların işlendiğini öne sürerler. Bana göre yanıltıcıdır bu tez. Toplumların belleğin edebiyatlarıdır. Geçmişten geleceğe toplumların yaşayış biçimlerinin, kültürlerinin, insan dünylarının aktığı ana bir damar olarak sürer gelir ve hayatımızı besler. Eşsiz güzellikle çiçeklerin açtığı, doyumsuz bir bahçedir sanki edebiyat. Bu seçkinin amacı da bu işte. Sizi bu işte. Sizi bu bahçenin bir köşesinde ağırlamak, sınırlı da olsa kimi güzellikleri duyumsamanızı sağlamak. Toplumun değişimine bağlı olarak dil de değştiği için bugün kullanılamayan kimi sözcükler okuru zorlayabilirdi. Dipnot ya da parantez kullanmak okumanın keyfini kaçırabilirdi. Bu nedenle yazarların anlatım özelliklerini zedelemeden, daha doğrusu üslubu koruyarak kimi sözcüklerin bugünkü karşılıklarını vermeyi yeğledim. Ayrıca bütün hikayelerde günümüz imlası uyguladım.
GENCLİK DENİZLERİNDE Akdeniz'in ölümsüz genci, sanatın, sevincin büyük ustası 'HALİKARNAS BALIKÇISI'nın elinizden bırakamayacağınız bir kitabını daha sunuyoruz. GENÇLİK DENİZLERİNDE, Ege'nin gözü pek ve babacan denizcilerinin destansı yaşam öykülerini anlatan doğa ve insan sevgisinin yurt gerçekleriyle bütünleştiği bir yapıt. Öyküleri derleyen Şadan Gökovalı, yıllar sonra bu kitabı BALIKÇI'ya okurken, onun ilk kez ağladığına tanık olmuştu. Öykülerin ne denli yoğun ve gizemli bir atmosferle yüklü olduğunu daha ilk sayfalarda anlayacak ve bu çarpıcı dünyanın siz de bir parçası olacaksınız.
GÜLEN ADA Bir sabah Elif, yine keçileri ve ineği alarak deniz kıyısına gitti. Mevsim gençti. Karada güneş ve bal sızan çiçeklerin özsuyu, insanın nabzını adeta çurlatarak çarptırılıyorlardı. Deniz ise, mavi mavi yanıyor ve göz kamaştırıcı ışığını ta ufuklara yayarak alabildiğine parıldayıp kıpırdıyordu. Deniz o gün en mavi, en sevindirici yaşayışındaydı. Yedi Canlı denilen Tiycan'ı, yedi değil, sanki bir milyon canla canlandırıp sevindiriyordu.
HEY KOCA YURT Balıkçı'nın başyapıtlarından biridir. Kendisinin de en sevdiği ürünüdür. Kitabın son satırları da kanıtlar bunu: "Bu yapıtın konusu, Anadolu'nun düşünce bakımından değil, sanat bakımından tarihidir. O yüzden düşünürler konusunun uzatılması gerekli görülmez. Buraya dek, Anadolu'nun ırmak ve sularyla akıldı. Dağları ve taşlarıyla sarmaş dolaş olundu. Denizlerinde yol alındı. Efsaneleri anıldı. İlkçağının tarihiyle gezildi. Hazılar'a, Çatalhöyük'e uğradı. Uzak geçmişin olayları gözden ve gönülden geçirildikten sonra, tüm bu yerlere, HEY KOCA YURT!... Denemez de ne denir?"
İMBAT SERİNLİĞİ "20. yüzyılın önemli iletişimcilerinden, CBS 'Newscaster'ı Walter Cronkite, 'Why in the World' (dünyada Niçin) adlı haber programının hazırlıklarını sürdürüken; 'Salt sözcüklerin gücüyle kitleleri büyüleyebilecek konuşmacılar arıyorum,' demişti. Bunun ne anlama geldiğini, dünyada böyle konuşmacılar olup olmadığını uzun uzun düşünmüştüm. Bizden Balıkçı gelmişti aklıma." diye anlatıyor Şadan Gökovalı. Ve Reklam Prodüksiyon adına İzmir Radyosu'nda "Halikarnas Balıkçısı'ndan Merhaba" dizisinde, '60'lı yılların sonunda yaptığı konuşmaların metinlerini derleyip; doğumunun 112. yıldönümünde, sevenleri adına Balıkçı'ya bir yaşgünü armağanı olarak sunuyor bu kitabı.